Engin Ardıç - Sabah Gazatesi
Kuyruğunu tramvay çiğnemiş arslan parçaları
Afrin'e müdahale etmemizi istemiyorlar...
Gerekçe olarak, her konuda yaptıkları gibi Atatürk'ü öne sürüyorlar...
PKK ile mücadele edilsin ama edilmesin!
Akım derken başka bir şey demenin örneğidir.
"Ya Edirne'ye Enver girerse" korkusudur bu.
"Ya Erdoğan kazanırsa" korkusu...
Ama Yunanistan'dan bazı adaları istemeyi biliyorlar.
Kılıçdaroğlu iktidara gelirse mecliste bir komisyon kuracak ve böylece terörü bitirecekmiş, Yunanistan'dan da adaları
alacakmış.
Yunanistan'la savaşa girmeden bu işi nasıl yapacaklarını bana bir zahmet anlatsınlar.
Yok, bir "siyasi karikatür" olan Kemal Bey değil, muhalif basının köşelerini tutmuş allameler anlatsınlar...
Sizin milliyetçiliğiniz batıda geçiyor da güneydoğu sınırımızda geçmiyor mu yoksa?
***
Bundan neredeyse otuz yıl önce Sovyetler Birliği yıkılınca, birçok Türk sosyalisti eşekten düşmüş karpuza döndü. Bunu
hiç düşünmemişlerdi!
Bir süre "sosyalizm ölür mü canım, sosyalizm hiç ölmez" teranesiyle kendilerini avuttular.
Bir yüzyılın bittiğini, başka bir yüzyılın başladığını, dünyanın çok değiştiğini göremediler. Çünkü görmek istemediler.
Elektronik ve iletişim devriminin bile önceleri farkına varamadılar.
"Bu yeni yüzyılda yeni sol nasıl olabilir, nasıl olmalıdır?" sorusunu çoğu soramadı, soran da içinden çıkamadı.
Çünkü "ışığı" her zamanki gibi Batı'dan bekliyorlardı, "ithal" etmek üzere, oradan da bir şey çıkmıyordu. Orası da
sıkıntıdaydı.
Bunalıma girdiler. Bir kısmı Kürt milliyetçiliğine yazıldı. Bunu solculuk sandı.
Türkiye'den nefret eden bir kesimi, Türkiye Cumhuriyeti'ni "iptal etme" hayalleri kurmaya başladı. Kürtler gidecekler,
Türkiye küçülecek ve "derli toplu kısmı" Avrupa Birliği'ne daha kolay girebilecekti...
Bunu da "liberalizm" sanıyorlardı. Batılı efendileri de bunu ha babam pompalıyordu zihinlerine.
Tayyip Erdoğan'dan bunu beklediler, Erdoğan onları ciddiye alıp adam yerine koymayınca büsbütün sinirlendiler. Onu
devirebilmek için Fetö'yle işbirliğine kalkışacak kadar yerlere düştüler.
Bir kısmı da düpedüz faşizme kaydı.
Ama bunu açık açık söyleyemiyorlar, utanıyorlardı. Ar damarları bütün bütüne çatlamamıştı.
Şimdi "solcu" görüntülerini sürdürmeye çalışarak düpedüz faşistlik ediyorlar. Ellerindeki tek silah da "sözde
Atatürkçülük"...
Gelip gelip dayandıkları yer "Tayyip nefreti"dir.
PKK ile mücadele edilsin ama "Tayyip edecekse" edilmesin!
Acınacak insanlardır.
Meral Hanım'ı destekleyen zavallı sol budalalar da ayrı. Onlar olaya değişik bir çeşni katıyorlar.
Kabak çekirdeklerinizi hazırlayıp keyifle izleyiniz.